Saturday, April 23, 2005

Hikayenin sonu

Hersey 4 ay once basladi, guzel bir ruya gibi olmasa da yine de iyiydi. Cok calistik, cok cabaladik. Ekip olarak cok basariliydik. Normal bir insanin dayanamiyacagi tempoda calisip uzerimize dusen gorevi en basarili sekilde yerine getirdik. Paul Graham'in yazisinda bahsettigi bir cok unsur bir aradaydi. Kaliteli cok calisan bir ekip ve parlak beyinler.

Belirli stratejiler yarattik. Tabiki bu konuda ki tecrubesizligimiz inkar edilemezdi. Ancak yinede karanligin icerisinde ki isigi dogru sekilde secebildigimiz hala benim icin acik bir gerceklik.

Benim bakis acima gore, bircok universite ogrencisinin hayali olabilecek basarilara imza attik. Uzerinde bulundugumuz otobanda yuksek motorlu bir araba kullanmanin verdigi gucu hissedebiliyordum. Sabah kalktigimda aklimda ki ilk ve tek sey aksam yatarken ki ile tamamen ayni idi. Taki yeniden uykusuz geceler beni bulana dek.

Iste buda hayatimin 3ncu bitmeyen geceler evresi oldu. Tarz olarak diger ikisinden biraz farkliydi ama yinede verdigi aci benzerdi. Anladigim kadariyla farkinda olmadan kendimi cok kaptirmisim. Ayni daha oncelerinde oldugu gibi.

Yarin, sabah bambaska bir gun olacak. Bir haftalik dusunme evresinin ardindan sabah sirkete gidip takim elbisemi alacagim, ve daha sonra onu evimde dolabima itina ile yerlestirecegim. Ofisimden cikmadan once selamimi verecegim ve sonra 4 aylik sevgilime arkami donup cikacagim. Bu ayriligin beni uzecegi acik, ama bu konuda dusunmemeye yemin etmis birisi olarak (belkide bunyemin kaotikliginden cekindigim icin) daha once de ongordugum gibi aldigim tecrubelerle yetinerek yasama bir sonra ki nefesimle devam edecegim.

Butun bunlarin arkasinda bulunan insan ise su noktadan sonra benim icin bir noktadan ibaret. Saygi duydugum bir insanin bu kadar basit emellerle benimle oyun oynamasi benim icin ilk olan bir duygu degil (Elbette son olacagini da sanmiyorum). Maalesef insanlar ozel degiller, maalesef insanlar farkli degiller. Birisini digerinden ayiran seyler sadece dissal tanimlanmalari.

Iste guzel bir cumartesi gununde :) bu hikayeninde sonuna geldik. Uzerine cok konusmaya yada tartismaya gerek yok. Ozdemir Asaf'in da dedigi gibi,


Sana gitme demiyeceğim,
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal
Sana gitme demiyeceğim,
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.
Sana gitme demiyeceğim,
Ama gitme,Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme,Lavinia




0 Comments:

Post a Comment

Subscribe to Post Comments [Atom]

<< Home