Monday, April 25, 2005

Anzak Partisi

Bir haftadir kendimi kotu hissediyordum, cesitli sekillerde kendimi odullendirsem de yinede icimde bir huzursuzluk vardi. Tabiki bu huzursuzlugun sebebi, belli basli konularda strateji eksikligimizdi. Ancak cumartesi itibariyle stratejimizin belirli olmasi beni cok rahatlatti, ve bende pazarin sakin ve huzurlu gececegi hissini uyandirdi.

Ama atalar ne demis; evdeki hesap carsiya uymaz... Nitekim oyle de oldu. Sadece tek bir fark vardi, normalde program disi gelismeler ters yonde olurdu ama bu tam aksine harikaydi, hatta harikadan da oteydi :)

Sabah kalktigimda usudugumu farkettim, uzerime bir battaniye daha ortup yatakta tembellik yapmaya devam ettim. Bir zaman sonra, maillerime bakmak icin bilgisayarimi actim. Canim bir sekilde nostalji yapmak istedi ve Civ3 kurdum.

Oyuna yunanlilar olarak basladim, cok fazla savas olmasin istiyordum. Bilim ve kultur odakli bir strateji secmistim kendime. Hersey yolunda giderken, dunyanin oteki ucundan Ingilizler benden para istediler. Birde tehdit ettiler kendileri, parayi vermezsen sehirlerimi yerlebir ederlermis felan filan.

Hemen ulkeyi silahlandirdim, benim kitamda yeni ortaya cikan ingiliz sehirlerini kendime kattim (kultur sagolsun), sonrada ingilizlerin topraklarini bastim. Ancak onlarla savasmak yerine sehirlerde ki gelistirmeleri yiktim. Ozellikle baskent cevresine verdigim zararla, 300 sene kadar geriye gittiler.

Bir sonra ki hareket, uzerlerine elleri silah tutan adamlari salmak oldu ki, ingilizler butun enerjilerini yeniden yapilanmaya harcadiklari icin en gelismis adamlarinin elinde kilic vardi :) Kitanin yarisini almak hic de zor olmadi, sonra da kalana kulturel baski uygulamaya basladim. Tam bunlar olurken ..... aradi ve hadi olm biraz dolasalim dedi.

Tamam abi dedim, ve disari ciktim. Asagida bulusunca, arabanin icinden bana mayo felan alsaydin, denize gireriz dedi. "Honk" denen durumu yasadim, dur aliyim geliyim dedim, bosver yenisini aliriz dedi. Eywallah dedik. Bindik arabaya ve once sorf icin uygun bir kac koya bakmaya gittik. Sadece bakip sonrasi icin plan yapacaktik. Ancak havanin cok temiz ve acik olmasi planlarimizi bozdu.

Bunun uzerine, gaza bastik ve ben olaylari farkettigimde tekirdag a varmistik :) Ogle yemegi olarak berbat bir tekirdag koftecisine gittik. Sanirim civarin en kotu koftecisidir :)) Sonra rotamizi Canakkale olarak belirledik, ve yola devam ettik. Bir an cilgin adamimiz durdu ve abi bak su koy ne kadar guzel gorunuyor hadi oraya gidelim dedi.

Traktor yolu gibi bir yola saptik, denize dogru devam ettik. Arabanin beatles olmasi off-road canavarimizi durduramadi. O alet o tepeleri o cukurlari gecti ya, artik benim gozumde 4x4 tadinda bir cihaz oldu :) Ancak yinede yolun belli bir kismini kosarak devam etmek zorunda kaldik, zira bataklikimsi kivamda bir toprak mevcuttu. Biraz guneslendik ve sonrasinda yola devam ettik.

Yaklasik olarak 30 kadar otobusu gectikten sonra, partinin olacagi mekana geldik. Hernekadar .... yolda bana bilgi vermis olsada, ben olayin buyuk resmini ancak orda anladim. Zamanin da anzaklarin burda verdigi mucadelenin serefine adamlar parti yapmaya taaa avusturalyadan kalkip buraya gelmisler. RedBull da partinin sponsoru oldugu icin DJ-Truck'i ve meshur cadirlari ortama kurmuslar.

Once biralarimizi yudumladik, sonra .... yanina oturan hos avusturalyali ile konusmaya basladi. Ee kardesim bizde de ingilizce tarzanca tadinda :) okurum anlarim ama ben konusmuyum :P (Keske oyunda adamlarla baris yaparken biraz pratik yapsaydim) Naapcaz naapcaz derken, bir anda super bir olay oldu.

Bir grup insan birarada ellerinde bir hakisaq topu oynamaya calisiyorlardi :)) Alllaaa diye narami attim (biraz tirsarak, nara kismi abarti:P) onlara bir Turk'un dunyaya bedel oldugunu ispatlamak icin hemen oyuna katildim. Gerci topun agirlik merkezi biraz farkliydi ama olsun, benim saatlerce suren refleks ve saptama (CM de determination deniyor, topun nereye gidecegini kestirme yetenegi de denebilir) calismalarim meyvelerini verdi. Kisa surede benim deli olduguma ikna oldular :) (Yaklasik 135 dakika hic durmadan) (Allah allah, tanidik geldi) Cok sicak insanlar olmasi beni acaip mutlu etti, sanki kendimi evimde hissettim (bu nedek ya, zaten evimdeydim, yok yok belki de degildim burasi benim evim olmazdi....:D, neyse batirdim.... :P)

Artik karnimiz acikmisti, yeniden yemek yeme vakti gelmisti. Bizde merkeze donup bir balik restauranta girdik, .....(oglenki kofteler yada bir onceki gun alkol yuklemesi gibi sebeblerden dolayi) kendini kotu hissetmeye basladi ve yemegi sadece corba olarak istedi. Tabi bu secimiyle super lezzetli bir baligi kacirmis oldu :))

Tekrardan parti alanina dondugumuzde atesler yakilmis insanlar cevresine toplanmisdi. Kendisini iyice kaptirmis arkadaslarimiz cesitli dans figurleri ile goz doldurdular ..........................



Hmm en iyisi ben bu blog a biraz sansur uygulayim :)) Devami "CLASSIFIED".




Saturday, April 23, 2005

Hikayenin sonu

Hersey 4 ay once basladi, guzel bir ruya gibi olmasa da yine de iyiydi. Cok calistik, cok cabaladik. Ekip olarak cok basariliydik. Normal bir insanin dayanamiyacagi tempoda calisip uzerimize dusen gorevi en basarili sekilde yerine getirdik. Paul Graham'in yazisinda bahsettigi bir cok unsur bir aradaydi. Kaliteli cok calisan bir ekip ve parlak beyinler.

Belirli stratejiler yarattik. Tabiki bu konuda ki tecrubesizligimiz inkar edilemezdi. Ancak yinede karanligin icerisinde ki isigi dogru sekilde secebildigimiz hala benim icin acik bir gerceklik.

Benim bakis acima gore, bircok universite ogrencisinin hayali olabilecek basarilara imza attik. Uzerinde bulundugumuz otobanda yuksek motorlu bir araba kullanmanin verdigi gucu hissedebiliyordum. Sabah kalktigimda aklimda ki ilk ve tek sey aksam yatarken ki ile tamamen ayni idi. Taki yeniden uykusuz geceler beni bulana dek.

Iste buda hayatimin 3ncu bitmeyen geceler evresi oldu. Tarz olarak diger ikisinden biraz farkliydi ama yinede verdigi aci benzerdi. Anladigim kadariyla farkinda olmadan kendimi cok kaptirmisim. Ayni daha oncelerinde oldugu gibi.

Yarin, sabah bambaska bir gun olacak. Bir haftalik dusunme evresinin ardindan sabah sirkete gidip takim elbisemi alacagim, ve daha sonra onu evimde dolabima itina ile yerlestirecegim. Ofisimden cikmadan once selamimi verecegim ve sonra 4 aylik sevgilime arkami donup cikacagim. Bu ayriligin beni uzecegi acik, ama bu konuda dusunmemeye yemin etmis birisi olarak (belkide bunyemin kaotikliginden cekindigim icin) daha once de ongordugum gibi aldigim tecrubelerle yetinerek yasama bir sonra ki nefesimle devam edecegim.

Butun bunlarin arkasinda bulunan insan ise su noktadan sonra benim icin bir noktadan ibaret. Saygi duydugum bir insanin bu kadar basit emellerle benimle oyun oynamasi benim icin ilk olan bir duygu degil (Elbette son olacagini da sanmiyorum). Maalesef insanlar ozel degiller, maalesef insanlar farkli degiller. Birisini digerinden ayiran seyler sadece dissal tanimlanmalari.

Iste guzel bir cumartesi gununde :) bu hikayeninde sonuna geldik. Uzerine cok konusmaya yada tartismaya gerek yok. Ozdemir Asaf'in da dedigi gibi,


Sana gitme demiyeceğim,
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal
Sana gitme demiyeceğim,
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.
Sana gitme demiyeceğim,
Ama gitme,Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme,Lavinia




Wednesday, April 20, 2005

Kardes Blog

Her gecen gun blog ailesi biraz daha genisliyor. Yeni yeni blog lar sisteme ekleniyor. Iste simdi bunlara en yenisi :)) Kurege tekrardan basliyan bu iki veteran abimiz, antrenmanlarini ve anketlerini hikayeleri ile birlestirip, guzel bir blog baslangici yapmislar. Onlarin yeni postlarini merakla bekliyorum :))

ikicifte




Sunday, April 17, 2005

If women ruled the world

Here, i posted something i found on the net. The original posting is in here

If Women Ruled The World:

Women with cold hands would give men prostate exams.

PMS would be a legitimate defense in court.

Men would get reputations for sleeping around.

Singles bars would have metal detectors to weed out men hiding wedding rings in their pockets.

A man would no longer be considered a "good catch" simply because he is breathing.

Fewer women would be dieting because their ideal weight standard would increase by 40 pounds.

Shopping would be considered an aerobic activity.

"Ms." Magazine would have an annual swimsuit issue featuring scantily clad male models.

Men would not be allowed to eat gas-producing foods within two hours of bedtime.

Men would be secretaries for female bosses, working twice as hard for none of the credit.

Little girls would read "Snow White and the Seven Hunks"

Men would earn 70 cents for every dollar women made.

Men would bring drinks, chips and dip to women watching soap operas.

Men would HAVE to get Playboy for the articles, because there would be no pictures.

Men would learn phrases like: "I'm sorry", "I love you", "You're beautiful", "Of course you don't look fat in that outfit."

Men would be judged entirely by their looks, women by their accomplishments.

Men would sit around and wonder what WE are thinking.

Men would pay as much attention to their woman as to their car.

All toilet seats would be nailed down.

Men would work on relationships as much as they work on their careers.

TV news segments on sports would never run longer than 1 minute.

All men would be forced to spend one month in a PMS simulator

During mid-life crisis, men would get hot-flashes and women would date 19 year olds.

Overweight men would have their weight brought to their attention constantly.

After a baby is born, men would take a six-week paternity leave to wait on their wives hand and foot.

For basic training, soldiers would have to take care of a two-year old for six weeks.




Saturday, April 16, 2005

Paul Graham

The original post is here




Saturday, April 09, 2005

similarities from yellow garden

After 24 years has been passed, the one thing that i am absolutely sure about is that they are all the same.

dethron out...




Wednesday, April 06, 2005

Beklenen Gece

Bas rollerde : Haluk ve Ersin Beyler
Yardimci oyuncular : Onur, Ezgi
Figuranlar : Ilker, Bora, Ozlem

:) Uuuuupppuuuuzzzuuunnn bir aradan sonra beklenen gecelerden bir tanesi daha gerceklesti. Gerci sabahin korunde is basina gecmek, geceden alkole batirilmis beden icin hic hos bir gerceklik degil ama, yinede cok eglenceli bir gece oldugunu soyleyebilirim.

Gece guzel basladi, guzel devam etti ve guzel bitti. Fazla soze hacet yok :) Bir sonrakini simdiden iple cekiyorum :))

Unutulmazlara hemen "alkol aldiniz mi halil bey" i eklemeyi unutmayalim. Polis bey amca, seni hic unutmuyacagiz emin ol :P "ama aldim demistiniz" nasil bir saskinlikti :))

dethron out...




Monday, April 04, 2005

Blog ve Risk :)

Gülmek "SAFTIR" denme riskini göze almaktir.
Aglamak ise "DUYGUSAL" görünme riskini...

Birine yakinlasmak "KENDINI KAPTIRMA" riskini göze
almaktir.
Sevdigini söylemek "SEVILENI YITIRME" riskini...

Duygularini açmak "KENDINI ORTAYA KOYMA" riskini
göze almaktir.
Düsüncelerini söylemek ise "DOKUZ KÖYDEN KOVULMA"
riskini...

Umutlanmak "HAYAL KIRIKLIGINA UGRAMA" riskini göze
almaktir.
Sevmek ise "KARSILIK GÖREMEME" riskini...

Ama riskler alinmalidir,
çünkü hayatimizin en büyük riski hiç risk
almamaktir.

Çünkü Yasamak "ÖLME" riskini göze almaktir.




Friday, April 01, 2005

Maia & Spartacus

iBase'de sabah

Sabah 11:00, Maia ikince kez problem cikartti. Sanirim artik hastalik kroniklesti. Yaklasik olarak 2 saatlik gecen sure icinde elde olan tek gercek Maia da ki sorunun artik cozulmek zorunda oldugu. Onumuzde ki hafta icerisinde sistemi Gauss'a tasiyip, Maia'yi servise yollayacagim. Sanirim anakart komple degistikten sonra yepyeni olacaktir(umarim).

Bugun ki problem listesinin tek elemani tabiki Maia degildi :) Spartacus acilir acilmaz, networkte ki diger bilgisayarlari virus yagmuruna tuttu... Maia saniyede hic gormedigi virusu bir anda icine aldi. Neyse ki kapida bir gardiyan vardi, ve gelenlere "dur yolcu nereye gidiyorsun" diye sormustu. Boylece hafta icerisinde Spartacus ta bir adet formati haketmis oldu :)

Sabah mailimi acar acmaz, Hasan kardesimden aldigim fotograflara bayildim :) Cok fazla bahsetmiyim, bir sonra ki mesajin konusu olsun :D

dethron out.